• Google Pagerank Güncellemesi 6 Aralık 2013
      Google Pagerank güncellemesi başladı En son pagerank güncellemesi 5 şubat 2013 tarihinde yapılmış olup, aradan geçen  10 aylık sürenin ardından bugün itibariyle sorguladığımızda güncellemeler yapılmıştır. Güncellemeler genel güncellemedir, ara güncelleme değildir. Sert bir güncelleme olduğunu söyleyebilirim. Manuel
  • Hacklink neden yapılır?
    Hacklink Neden Yapılır Hacklinkten nasıl faydalanılır. Hacklink yapmanın çok çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Hacklink  pagerank yükseltmek için yapılır, Hacklink arama motorlarında sıralama yükseltmek için yapılır, hacklink otoriter sitelerden link almak çok zor olduğu için yapılır. Hacklink SEO yöntemiyle otoriter sitelerden
  • Backlink Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
    Backlink Alırken nelere dikkat etmeliyiz? Bu yazımda sizlere Backlink alırken dikket edilmesi gereken hususlardan bahsetmeye çalışacam. Genel olarak baktığımda backlink alımı hakkında bilgisizliklerin, yanlış alımların, backlink eklerken yapılan yanlışlıklar, gibi konularda eksiklikler olduğu görülmektedir. Backlink almış olduğunuz
  • Joomla Toplu Backlink Ekleme Programı
    Daha önceki yazımda sizlere WordPress sitelere Toplu Backlink Ekleme Programı hakkında bilgi vermiştim. Bu yazımda da Joomla Toplu Backlink Ekleme Programı hakkında bilgiler vermek istiyorum. WordPress için anlatılanlar bu program içinde geçerlidir. Bu yöntemde de mantık hacklink mantığıdır. Milyonlarca joomla urllist elde edilir.
  • Toplu Pagerank Sorgulama Programı
    Evet Arkadaşlar Seo.Mavi1.Org SEO araçlarından biri daha karşınızda. Bildiğiniz üzere mavi1.org’den bu zamana kadar 10 ayrı ipinden istifade ederek toplu pagerank sorgulamaları yaptınız, hala daha sorunsuz aramalarınızı sürdürüyorsunuz. Fakat tarafımdan tasarlanan bu program gibisini bu zamana kadar gördüğünüzü, bunun
  • WordPress Otomatik Makale Gönderme Programı
    Evet arkadaşlar sizlere Seo.mavi1.Org’nin seo araçlarını tanıtmaya devam ediyorum. Yukarıdaki program, çok sayıda wordpress sitesi olanlar için tasarlanmış ve uygulamaya konulmuştur. Bu program ne işe yarar? Bu programla daha önce wordpress ana dizine atmış olduğumuz php dosyalarıyla uzaktan bağlantı kurarak, ne kadar siteniz
  • WordPress Toplu Backlink Programı
    Bu yazımda sizlere wordpress backlink, toplu olarak nasıl backlink veya tanıtım yazısı eklendiğinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle bu yöntem kesinlikle hacklink yöntemidir. Bu program kullanılmaya başlanmadan önce daha başka şifre kırıcı scriptler, toller ve programlar vasıtasıyla milyonlarca listesi çıkarılan wordpress siteler
  • Fake Google Pagerank Nedir? Nasıl Anlaşılır
    Fake (Sahte) Google Pagerank Nedir? Fake Pagerank Nasıl Anlaşılır? Fake Pagerank konusunda bu zamana kadar bir çok döküman okumuşsunuzdur. Okumuş olduğunuz dökümanlar büyük ölçüde doğruluk taşımakla beraber eksik bilgilendirmeler mevcuttur. Genelde Fake Pagerank sorgulama siteleri web sitesinin infosunu sorgulamakta, Google arama
  • Altsayfalar Google Pagerank Analizi
    Altsayfalar Google Pagerank Analizi Google pagerank güncellemesinden sonra, tüm sitelerimin alt sayfalarını sitemap xml’den faydalanarık veya ssh’den wget -m komutuyla düm dizinleri listeleyerek tüm alt sayfaların pageranklarını kontrol etmeye çalışırım. Bir kaç güncellemeden bu yana önemli tespitlerimi sizlerle paylaşmak
  • Google Pagerank Güncellemesi
      Bilindiği üzere Google Arama Motoru, dünya üzerinde ne kadar websitesi varsa her sayfasını değerlendirmekte, sitelerin her sayfa ve katogorilerine 10 üzerinden not vermektedir. Değerlendirme neticesinde ana sayfa ve alt sayfalara verilen değerler google pagerank, kısa adıyla PR olarak adlandırılmaktadır. Geçmişe bakıldığında

152 views Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış. admin tarafından Bilim teknik Kategorisine Eklenmiş.

Diş implantı, Fransa’nın kuzeyindeki La Chêne’de yürütülen arkeolojik kazılarda, keresteden yapılan bir mezarın içinde gömülü halde bulunan Demir Çağ’a ait bir kadın iskeletinden çıktı.

Öldüğünde 20-30 yaş aralığında olduğu tespit edilen kadının üst kesici dişinin yerinde demir bir çivi bulundu.

Çivinin ahşap veya kemikten yapılan bir takma dişi tutmak için kullanılmış olabileceği ve zamanla çürüyüp yok olan dişin yerinde kaldığı belirtiliyor. Bulgular Antiquity dergisinde yayımlandı.

Fransa’nın Champagne-Ardenne bölgesinde bir konut projesi inşası sırasında yapılan kazılarda bulunan ve aynı kapalı bölgeye gömülen dört yetişkin kadından birine ait olan gömünün MÖ 3′üncü yüzyıla ait olduğu ifade edildi.

Mezar içinde bulunan malzemeler, Orta ve Batı Avrupa’da gelişen La Tene kültürüne ait özellikler taşıyor.

Genç kadının iskeletinin bulunduğu 2009 yılındaki kazılara katılan Guillaume Seguin, BBC’ye yaptığı açıklamada “İskelet çok kötü muhafaza edilmiş” dedi.

Seguin şöyle devam etti: “Fakat dişler anatomiye uygun dizilmişti. Azıdişleri, küçük azıdişleri, köpekdişleri ve kesici dişler… Bir de orada metalden bir parça vardı. İlk tepkim, ‘Bu da ne?’ oldu.”

Dişler bir torbaya kondu ve incelemeye alındı. Seguin daha sonra kadının iskeletinde 31 yerine 32 diş olduğunu fark etti, kazı alanında çekilen fotoğraflarda da demir çivinin kayıp bir diş yerinde durduğu görüldü.

Bordeaux merkezli arkeoloji kurumu Archeosphere’de çalışan Seguin, “Dişlerle aynı boyutlarda ve aynı şekilde olmasından yola çıkarak varılan en iyi varsayım, bunun bir diş protezi olduğu veya en azından diş protezi yaratma girişimi olduğudur” diye konuştu.

SONRADAN MI YERLEŞTİRİLDİ?

Seguin, bu girişimin başarısıyla ilgili şüphe duymak için geçerli nedenler olduğuna dikkat çekiyor.

Birincisi, vücut içinde paslanıp aşınma eğiliminde olmasından dolayı demirin, diş implantı olarak kullanılması uygun değil. Diş implantı için modern hekimlikte titanyum malzemesinin kullanılması tercih ediliyor.

İkincisi, o dönemde steril hijyen koşullarının yoksunluğu nedeniyle, apselerin oluşuyordu ve bu apseler de ilerleyen yaşlarda bireyin ölümüne neden olabiliyordu.

Kalıntıların kötü muhafaza edilmesinden dolayı, iskeletine ulaşılan kadının ölümünde diş implantının herhangi bir etkisi olup olmadığı tespit edilemiyor.

Fransa’da bulunan diş implantının Batı Avrupa’da görülen ilk takma diş olabileceği düşünülüyor fakat ilk protez diş olarak kabul edilen bulgular 5 bin 500 yıl önce Mısır ve Yakın Doğu’da elde edilmişti.

Fakat çoğunun, ölü bedenin bütünlüğünü korumak için sonradan yerleştirilmiş olduğuna inanılıyor.

Araştırmacılar Fransa’da bulunan diş implantının cesede sonradan yerleştirilmiş olabileceği ihtimalini göz ardı etmiyor ama implantın yaşam boyu kullandığına dair de kanıtlar olduğuna dikkat çekiyor.

Demir çivinin kemik veya ahşaptan yapılma dişi sabitlemek için kullanıldığına dair kesin bir kanıya da varılamıyor çünkü her iki malzeme de asitli toprakta erime özelliğine sahip.

Bordeaux Üniveresitesi’nde görevli Seguin ve diğer araştırmacılar gömülerin ‘dış görünümüne önem veren, dönemin elit tabakasına mensup kişilere’ ait olduğunu yazıyor.

Bilim insanları ayrıca, elde edilen bulguların Galyaların İtalya’nın kuzeyindeki Etrüsk medeniyetiyle iletişim halinde olduğu bir döneme denk geldiğine dikkat çekiyor.

Etrüskler, var olan dişlerin üzerlerine altın şeritler yerleştirerek Galyalılardan farklı bir düzenlemeye gitseler de, diş konusundaki ustalıklarıyla biliniyorlar.

153 views Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış. admin tarafından Bilim teknik Kategorisine Eklenmiş.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Perinçek, Gökçeada’da bir kazı alanında yaptığı çalışmada yaklaşık 4700 yıl önce meydana gelen bir depremin izine rastladığını belirterek, depremin bölgede tsunami yarattığına dair veriler bulunduğunu bildirdi.

Perinçek, yaptığı yazılı açıklamada, adanın kuzeyinde yer alan Yenibademli höyüğünde Prof. Dr. Halime Hüryılmaz tarafından sürdürülen arkeolojik kazılar sırasında, 2006-2008 yılları arasında bölgede jeoarkeoloji çalışmaları gerçekleştirdiğini belirtti. 2007 yılında kazı alanındaki çalışmalarda MÖ 2680 yılından önce olan bir depremin izlerine rastladığını ifade eden Perinçek, bu depremin yerleşim duvarlarında kırılmalara ve devrilmelere neden olduğunu bildirdi.

Perinçek, söz konusu depremin bölgede tsunami yarattığına dair veriler bulunduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“Yenibademli höyük alanında deprem sonrası oluşan tsunaminin çökelleri bulunmuştur. İki farklı toprak tabakası arasında denizel fosilleri içeren kum tabakası saptanmıştır. Tsunami çökellerinin bulunduğu seviyenin hemen üzerinde bulunan seramikler MÖ 2680 önceki yılları işaret etmektedir. Bu nedenle deprem ve tsunaminin olduğu yıl bu tarihten önce olmalıdır. 2014 yılında olduğumuza göre deprem günümüzden yaklaşık 4700 yıl önce gerçekleşmiştir.”

Gökçeada’nın kültür tarihi araştırmalarına referans oluşturan Yenibademli höyüğünü, tarih öncesi dönemlerde ‘ria’ tipindeki bir körfezin doğusundaki yarımadanın üzerine kurulmuş bir yerleşim yeri olduğunu aktaran Perinçek, şu ifadeleri kullandı:

“Yerleşmenin surları yaklaşık 400 yıl boyunca varlığını koruyabilmiştir. Yenibademli’de bugüne kadar saptanan tabakalar, Erken Bronz Çağı’nın ilk yarısına tarihlenmektedir. Yerleşimin 5000 yıl önce kurulmuştur. Peki, 4700 yıl önce ne oldu? Gökçeada bilindiği gibi Kuzey Anadolu fayının hemen yanında yer alan bir adamız. Fay zonu boyunca bir kırılma ve bunun sonucu deprem oluyor. Deprem sonrası Yenibademli yerleşim alanı dahil adada ciddi bir hasar oluştu. Deprem Saroz körfezinde düşey hareketlere neden olduğu için tsunami oluştu. Dalgalar deniz tabanından çamur ve kıyılardan kumu kazıyıp karaya taşıdı. Tsunami dalgaları kıyıların alçak oldukları kesimleri işgal etti, dereler boyunca adanın iç kısımlarına daha fazla sokulabildi. Tsunami ile karaya çıkan su kütlesi güzergahı üzerinde olan Yenibademli yerleşim alanı kısmen ya da tamamen sular altında kaldı.”

Deniz suyunun taşıdığı kum ve beraberindeki canlıları civardaki çukurluklara ve kent içindeki çukurluklara bıraktığını dile getiren Perinçek, şu bilgileri aktardı:

“Ardından karada ilerleyen sular geri deniz yönünde çekilmeye başladı. Muhtemelen bu çekilme sırasında yerleşim alanından insanlar dahil bazı canlıları ve insanların kullandığı bazı eşya ve aletleri denize sürükledi. Bildiğimiz gibi Japonya’da olan son tsunamide karadan denize dönen sular önemli miktardaki malzemeyi denize taşımıştı. Yenibademli yerleşkesinde deprem yıkıntıları ve tsunami seviyesinin hemen üzerinde kısmen kırmızı yer yer yanmış ağaç içeren renkli seviyeler görülmektedir. Bu seviyeler deprem sonrası olan yangın ile ilgilidir. Yangın deprem sırasında meskenlerin içindeki yemek ocakları ya da ısınma yerlerinden yıkılma sonrası yayılmış olmalıdır.”

Yenibademli’nin sadece 4700 yıl önceki depremden etkilenmediğini belirten Perinçek, bulgularına ulaştıkları ancak zamanını saptayamadıkları depremlerin meydana geldiğini ve yerleşim alanının bu nedenle birkaç kez terk edildiğini bildirdi. Prof. Dr. Perinçek, insanların depremden sonraki yıllarda yerleşime dönüp tekrar yeni bir yaşam başlattıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

“4700 yıl öncesinin farklı dönemlerine ait bina kalıntılarının kurulum zamanları, kazı başkanı Prof. Dr. Hüryılmaz tarafından arkeolojik buluntular kullanılarak saptanmıştır. Tsunami dalgalarıyla denizden Yenibademli höyük alanına taşınan deniz kumu içindeki fosiller Prof. Dr. Engin Meriç, Prof. Dr. Niyazi Avşar ve Prof. Dr. Atike Nazik tarafından tanımlanmıştır. Son yaşadığımız 24 Mayıs depreminden önce Gökçeada dolayında farklı tarihlerde çok sayıda deprem olduğu bilinmektedir. Tarihsel kayıtlarda bazı depremlerin bilgileri yazılı belgelerde mevcuttur. Fakat benim saptadığım ve 4700 yıl öncesine ait bu depremin doğal olarak hiçbir kaydı yoktur. Tek kayıt arkeolojik yerleşimlerde gözlediğimiz jeolojik izlerdir. Gökçeada Kuzey Anadolu fayının hemen yanı başında bulunmaktadır, bu nedenle bölgede depremler olağan karşılanmalıdır.”

197 views Kişi Okumuş ve 0 Yorum Yapılmış. admin tarafından Bilim teknik Kategorisine Eklenmiş.

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Bucak Emin Gülmez Teknik Bilimler Yüksekokulu öğrencileri, hazırladıkları “atık yağdan biyodizel üretme” projesini basına tanıttı.

Öğrenciler Cengiz Uçan, Sinan Ekici ve Mehmet Seven, atık yağların biyodizele dönüştürülmesi amacıyla yaklaşık 600 liraya mal olan bir proje hazırladı. Projenin tanıtım toplantısında konuşan Uçan, biyodizel denilince akla “yenilenebilir enerji” geldiğini söyledi.

Hazırladıkları projeyle evlerde kullanılan atık yağları biyodizele dönüştürebildiklerini ifade eden Uçan, şöyle konuştu:

“Biyodizeli elde etmek için sodyum hidroksit ile metil alkolü karıştırıyoruz. Bu orantıya göre 20 litreye 4 litre metil alkol katarak 80 gram sodyum hidroksit ekliyoruz. Daha sonra düzenekteki pompa aracıyla karışım yapılıyor. Alt hazneye de süzgeçten geçirilmiş kızarmış yağı katıyoruz. Bunu da karıştırıp 60 derece sıcaklığa getiriyoruz. Her iki karışımı da ana gövdede birleştirip karıştırdıktan sonra 12 saat beklemenin ardından dizelimiz hazır hale geliyor.”

Projenin amacının atık yağların çevreye zarar vermesini engellemek ve geri dönüşümlerini sağlamak olduğunu anlatan Uçan, “Piyasada mazotun litre fiyatı 4,40 lira iken biz 1,25 liraya üretiyoruz. Evlerimizde kullandığımız atık yağları biyodizele çevirip, kullanılabilir mazot haline getiriyoruz. Eski tip dizel araçların yaktığı yakıtları elde ediyoruz. Yeni tip araçlar kullanamıyor” diye konuştu. 

Toplam 38 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...102030...Son »
http://www.2elesya.gen.tr| ikinci el eşya alanlar